Sosyal bilimlerin kadim gelenekten koparıldığı zamanlardan bu yana modern iktisat düşüncesi, kendi yolunu çizmiş; tarih, felsefe, siyaset ve sosyoloji gibi diğer sosyal bilim disiplinlerinden münferit bir kategori olarak ele alınmıştır. Bu ayrışma, kadim iktisat düşüncesinde içkin bulunan hikmet nüvesinin yitirilmesinin de bir hikâyesidir aynı zamanda. Bu eser tam da bu noktada, iktisadın yeniden felsefeyle, tarihle, sosyoloji düşüncesiyle ve en nihayetinde kaybetmiş olduğu yitiği, hikmet ile ka ...