Sarı-Özek’in bozkırında bir gün gelir, trenler geçer; demiryolu bir yanda kalır, insanlar bir yanda... Her şey gelip geçer; ne ölüm, ne acı, ne de mutluluk kalır burada.
Bu topraklar, bu uçsuz bucaksız bozkır, Nayman Ana’nın acıklı hikâyesinde olduğu gibi, insanın direncini ve onurunu sınayan binlerce hikâyeye tanıklık eder. Sarı-Özek, insanın dünyayla ve kendisiyle hesaplaştığı bir aynadır; göğü delen uzay gemileriyle geleceğe, bozkırın sessizliğinde kaybolan hayatlarla geçmişe götüru ...